14 Eylül 2008 Pazar

Dönemsel popülarite

Bu internet enteresan bir mecra. Popüler kültürün yansımalarının belki de en çok gözlemlenebildiği ve servis sunanların ayakta kalabilme savaşı verdikleri enteresan bir yer...

Neden mi böyle bir giriş yaptım? Kısaca özetleyelim...

Zaman içerisinde internet, internet kullanımı, kullanıcı tercihleri, hevesleri ve alışkanlıkları büyük değişimler gösterdi. Buna paralel olarak kullanıcılara hizmet sunanlar da sitelerin sunduğu şeyleri, site altyapısını ve görselliğini bu değişime ayak uyduracak tarzda şekillendirmeye doğru gittiler.

Ben buna dönemsel popülarite diyorum. Süreç yani...

Düşünün bir dönem Yonja'nın, itiraf.com'un, Siberalem'in Türk internet kullanıcısı üzerindeki etkilerini. Bu liste uzayıp gider. Bir anda patlama yapan ve yüzbinlerce kullanıcıya ulaşan bu siteler, o internetteki doğal tüketim ve bıkkınlık seviyesine geldikleri anda kullanıcı kaybetmeye de başladılar.

Sonra ne mi oldu? Siteler yavaş yavaş içerik, görsellik ve sunulan hizmetlerini değiştirip yeni akımlara ayak uydurmaya çalıştılar. Yok efendim blog eklendi, video sayfası kuruldu, bilmemkime yorum yapabildik, ötekini berikini takip ettik vs. gibi yama üzerine yama...

Herkes her şeyi yazıyor

Şimdiki süreçte en moda sitelerden birisi de FriendFeed. Şu "internete girişen" ve günden güne ahbap çavuş ilişkisiyle birbirini pohpohlayarak bir topluluk (onların deyimiyle komüniti :p) oluşturmaya çalışanların da yeni eğlencesi.

Çok saçma ve aptalca bir akım oluştu bugünlerde. Bu "girişen" arkadaşlar yaptıkları her şeyi FriendFeed'de birileriyle paylaşıyorlar. Yok efendim Amsterdam'a gittim, Londra'dayım, bilmemne projesinin çekimleri için boğazın kıyısındayım... Bir de "like etme" meselesi çıktı başımıza. Hoşuna gitsin gitmesin birbirini itelemek için dur ben seni bir "like edeyim" de yapmakta olduğun şey üstlere çıksın, daha çok kişi görsün.

Bu nedir biliyor musunuz? Çocukluk yıllarımızda mahallede kimsede olmayan bir oyuncağı alıp bahçeye çıkarak arkadaşlarımıza artistlik yapmanın modernize edilmiş hali. Çocukluk yıllarında gayet doğal olan bu dürtülerin yıllar sonra zımparalanmış ve teknoloji kisvesi altında üzerine bir perde çekilmiş hali.

Olacağı söyleyeyim. Aradan biraz zaman geçince "ulan ben salak mıyım her yaptığımı buraya yazıyorum" diye dönüp kendilerine soracaklar. Yani bu süreç bittiğinde ve insanlar MySpace gibi, Facebook gibi veya anlık parlama gösterip popülerlik sürecini yaşayan bir başka hizmet gibi FriendFeed'den de sıkılacaklar. Kopmalar başladığında da yeni bir oyuncak arayışı başlayacak. Bakalım o rüzgarı arkasına alacak servis ne olacak

Sen neymişsin be Mynet!

Bu arada FriendFeed demişken, birisi üzerinden tesadüfen gördüm ki Serdar Kuzuloğlu bey yıllar sonra YouTube yasağı yüzünden Mynet sitesine girmiş. Vah vah... Mynet o kadar aşağılayıcı, senin internette onca uğraşla! oluşturduğun sanal kimliğini o kadar yerden yere vuran, hatta yerin dibine sokan bir imaja sahip ki sen oraya girmekten gocunuyordun senelerdir. Sen neymişsin be Mynet! (Öte yandan Mynet'in de bir imaj tazeleme hareketine girişmesi gerek. Bu da ayrı mevzu ama...)

Bilmem kaç projenin başına getirilen ve yeni nesil internet gurusu edasıyla yaklaşılan bu arkadaşı ayıplıyorum! Bir daha Mynet'e girerse tiz elden aforoz edile! Ama bence Mynet kendisine tebrik ve teşekkür kartı gibi özel bir jest yapmalı. O müstesna parmaklar klavyede www.mynet.com 'u tıklayabildi çünkü... Vay anasını :)

V.